Hayvanat Bahçeleri Ve Doğanın Sonu . Dr. Steven Best

Hayvanat Bahçeleri Ve Doğanın Sonu . Dr. Steven Best

SUB yayımları birinci baskı 2017 den alınmıştır . Bir yazı dizisi şeklinde paylaşılacaktır.( çeviren: Deniz Kurt , yayıma hazırlayan: Deniz Cansever, genel yayın yönetmeni: Murat Arslan’dır.)

“Hayvanat bahçesi, post-modern dünyanın küçük bir örneğidir. Ulusal eğlence devleti, insan vücutlarından ulusal siyasete kadar her şeyin yalan ve yapmacık olduğu sanal ve sahte gerçeklikleriyle bizi boğarken neden doğa, yabanıl hayat, hayvan davranışları veya bütün bir tür de taklit edilmesin ki? Gezegenin kapitalist güçlerce kolonileştirilmesinin böylesine ileri bir safhasında doğaya ait az sayıda cephe vardır. Hayvanat bahçesi; yaşamsal süreçlerin metalaştırılmasını, parçalanmasını ve teknikleştirilmesini sembolize eder. Biyoçeşitlilik yapay bir şekilde sürdürülen “teşhirlere” indirgenir.

Toplum ve doğa arasındaki karşıtlık arttıkça doğanın hayatta kalmak için kültüre olan bağımlılığı artar. Fakat mekanik modeller ve ilkel hiyerarşi ve egemenlik felsefeleriyle kol kola yürürken kültür, evrimi muhafaza edecek kadar gelişmiş değildir. Hayvanat bahçesi; gezegenin cenazesi, hayvan türlerinin tabutu ve kontrolden çıkmış bir insan gücü patolojisi için mükemmel bir sembolüdür. Hayvanat bahçeleri, en başta güç ilişkileriyle ilgilidir. İnsanın dünyaya hükmetme isteğinin nedeni ve sonucudur.

Farklı Şekillerde Emperyalizm Vol-1

Hayvanat bahçesi, birçok açıdan Kontrol Çağının ana temalarını yansıtır: Keşif, egemenlik, maçoluk, teşhircilik, üstünlük iddiası, manipülasyon.” Davit Ehrenfeld, Ethics on the Ark

Hayvanat bahçesi, tanım olarak hayvanların eğlence veya “eğitim” amacıyla teşhir edildiği halka açık parklardır. Onları, hayvanların sömürme amacıyla tutulduğu “hayvan koleksiyonlarından”, gezici hayvanat bahçelerinden ve kaplanların korkunç şartlarda tutulduğu Louisiana ve Texas’taki Tiger Truck Plazaları gibi tesislerden ayırt etmek gerekir. Amerikan Hayvanat Bahçesi ve Akvaryum Birliği (AZA), yalnızca “en iyi” hayvanat bahçelerine yeti verir, ancak AZA onaylı birçok hayvanat bahçesi hayvanları istismar etmektedir (1988’de El Paso Hayvanat Bahçesi’ndeki fil Sissy’nin dövülmesini hatırlayın). Üstelik, Amerika Tarım Dairesi (USDA) lisanslı 2000’in üstünde hayvanat bahçesinin yalnızca %10’u AZA onaylıdır. Hayvanat bahçelerini, Tenessee’deki Fil Sığınağı gibi hayvanların genelde halka kapalı geniş ve doğal bir ortamda tutulduğu sığınaklarla da karıştırmamak gerekir. Texas , Harwood’daki Noah’s Land Sığınağı gibi sayısız hayvanat bahçesi veya hayvan koleksiyonu, “sığınak” oldukları iddiasındadır; oysaki hayvanları rezil şekilde istismar etmektedirler (USDA tüm bunlara göz yummaktadır). Dolayısıyla “sığınak” ismi daha fazla para kazanmak için bir yemdir ve insani politika izlendiğinin garantisi değildir.

Günümüzde hayvanat bahçeleri türleri koruduklarını iddia eder: ancak hem hayvanat bahçeleri hem de prototipleri, hayvanların yakalanmasında, öldürülmesinde ve ticaretinde rol oynamaktadır. Hayvan koleksiyonlarının geçmişi: boğaların, sürüngenlerin, fillerin ve diğer hayvanların dini sebeplerden dolayı tutulduğu antik Mısır’a kadar uzanır. Romalılar; leopar, aslan, ayı, fil, antilop, zürafa, ve gergedan gibi hayvanları gladyatör gösterilerinde öldürmek amacıyla hapsederdi. Kimi zaman aylar boyunca süren bu gösterilerde binlerce hayvan katledilirdi. Hernando Cortez, 1519’da Aztek hükümdarı Montezuma’nın dini ayinlerde kurban etmek üzere büyük bir hayvan koleksiyonuna sahip olduğunu yazar. Sayısız hükümdar, zenginlik ve itibar göstergesi olarak hayvan koleksiyonu yapardı. Batı tarihi boyunca teşhir ve eğlence amacıyla yakalanan hayvanlar; yemek ve spor için avlandı, birbiriyle dövüştürüldü veya grotesk şiddet alemlerinde katledildi.

Dale Jameison’un “Hayvanat Bahçelerine Karşı” başlıklı makalesine göre, modern haliyle hayvanat bahçeleri 18.yy’da Viyana, Madrid ve Paris’te; 19.yy’da ise Londra ve Berlin’de açıldı. Amerika’daki ilk hayvanat bahçeleri, 1870’lerde Philadelphia ve Cincinati’de kuruldu. Randy Malamud muhteşem kitabı Reading Zoos: Representations of Animals in Captivity‘de hayvanat bahçeleri, emperyalizm ve fetih ideolojileriyle yakından bağlantılıdır ve bir ulusun fethedilmesini meşrulaştırmak için elzem sembolik anlamları vardır. Emperyalist keşifler sırasında uzak ülkelerle ele geçirilen birçok hayvan, azı açık bir kalabalığa gösterilmek üzere Londra gibi Avrupa başkentlerine getirildi. Bu egzotik hayvanlar, imparatorluğun doğa ve kültüre hükmetme kabiliyetinin sembolüydü ve bariz bir şekilde tüketim nesnesi haline getirilmişlerdi.

Devletlerin güç ve ihtişam simgelerine ihtiyacı vardır. Silah veya altın gibi cansız metaların yaydığı azamet havası yetersiz olduğu için egzotik hayvanlar devletin yabancı ülkeleri fethetmesinin ve onlar üzerindeki iktidarının sembolleri olarak kullanıldılar. Hayvanat bahçeleri yüzünden hayvanlar; vahşi doğadan koparıldı, habitatlarından ve ailelerinden ayrıldı, hapsedildi, satıldı, nakledildi, kafeslere kapatıldı, çeşitli uygulamalara tabi tutuldu, eziyete maruz kaldı, insan odaklı bir şekilde kategorize edildi ve devamlı insan gözetiminde tutuldu. Dolayısıyla hayvanat bahçeleri hem devlet iktidarının hem de türler arası iktidarın uzantısı ve örneğidir. Malmud şöyle yazar: “İnsan ve hayvanların teşhiri, emperyalizmi somutlaştırılan kültürel saplantıları gösterir. O numuneleri elde etmek için gereken gücü ve fethi yüceltir, ticaret ve ekonomik sömürü dinamiklerini içselleştirir ve kitlelerim imparatorluktaki konumunu dolayı yoldan pekiştirerek onları emperyalizme dahil ederler. Modern hayvanat bahçeleri, emperyalizmin ötekiyi teşhir etme ve izleyiciyi imtiyazlı bir pozisyona sokma geleneğinin bir kopyasıdır. İzleyici istediği zaman gelebilir, izleyebilir ve gidebilir; oysa [hayvan] orada kalmak zorundadır.”

Marjorie Spiegel’in The Dreaded Comparison: Human and Animal Slavery adlı kitabında söylediği gibi, hayvanların suiistimali Afrikalı kölelere hükmetmek için model teşkil etti. “Aşağı” cinsiyete, ırka veya sınıfa mensup diğer birçok insan grubu ” hayvan” veya “alt insan” olarak nitelendirildi. İnsanlar zavallı hayvanlarla aynı kategoriye yerleştirilmek suretiyle aynı sömürücü davranışlara maruz bırakılıyordu. Sonuç olarak İngilizler alt tabaka insanları ikinci sınıf addetmek için hayvanları kullandı. Bilhassa hayvanat bahçeleri, insanları insan statüsünden mahrum bırakmak için model teşkil etti. 19.yy’ın sonu ve 20.yy’ın balında insanların hayvanlarla birlikte kafesler teşhir edilmesine sıklıkla rastlanıyordu. Mağribiler, Tatarlar, Hintliler, Asyalılar, Eskimolar, Afrikalı Bulmanlar ve daha nice küresel öteki, tıpkı diğer “ucubeler” gibi (“cüceler”, devler, sakallı kadınlar, türlü “acayiplik” ve “kusuru” olan insanlar) pervasız bir ırkçılıkla sergilenen canlı hayvanat bahçelerindeki ve hayvan koleksiyonlarındaki kafeslere kapatıldılar. Hümanist akımlar bu uygulamaları durdurmuş olsa da “ucubeler” günümüzde halen sirklerde sahneye çıkmaya devam ediyorlar.

Ahlaki ilerleme, insanları teşhir etmeni yanlış olduğunu keşfetse de dünyanın hayvanat bahçelerindeki hayvanlara eziyet etmenin haksızlığını fark edeceği sıradaki adım henüz atılmadı. Henüz büyük bir ” turistik cazibe merkezi” olarak bir hayvanat bahçesi olmayan şehirler hala eksik kabul edilmektedir. Hayvanları kabaca metaya veya eğlenceye indirgeyen hayvanat bahçeleri; parklar, kütüphaneler, senfoniler ve dinlence-eğlence tesisleriyle birlikte “yaşam kalitesi” kavramının yapı taşlarından biridir. Elbette burada söz konusu olan ” yaşam kalitesi” hayvanların değil insanların yaşamıdır. Hayvanlar insanlar için teşhir edilmeye ve şehrin eğlence kaynaklarından biri olmaya devam ettikçe yaşam kaliteleri şehri yönetenlerin ve halkın umrunda bile olmaz.”

SUB yayımları birinci baskı 2017 den alınmıştır . Bir yazı dizisi şeklinde paylaşılacaktır.( çeviren: Deniz Kurt , yayıma hazırlayan: Deniz Cansever, genel yayın yönetmeni: Murat Arslan’dır.)

Beğendiniz mi?

3 0

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacakGerekli alanlar işaretlendi *

Bu HTML etiketlerini ve niteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Kayıp Şifre

Kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.

Araç çubuğuna atla