Kadına Şiddet, Çocuğa Şiddet ve Veganlık Üzerine-Şiddeti Normalleştirmek

Kadına Şiddet, Çocuğa Şiddet ve Veganlık Üzerine-Şiddeti Normalleştirmek

Günlerdir bu üzücü, bu kahredici haberlerle sarsılıyoruz.

Ceren Damar isimli daha henüz 94 doğumlu gencecik, umut dolu bir akademisyenin kopya çekerken yakaladığı ve tutanak tuttuğu Hasan İsmail Hikmet adındaki öğrencisi tarafından öldürülmesi ve Mert Can isimli daha 6 yaşındaki yavrunun ödevini yapmadığı için babası tarafından komalık olana kadar dövülmesi ve 3 gün komada verdiği yaşam savaşının sonunda hayata gözlerini yumması.

İkisi de kahredici, ikisi de sarsıcı.

Ceren Damar daha gencecik bir akademisyen, yeni evli. Umutları, hayalleri olan Hukuk alanında belki de çok güzel işlere imza atacak bir genç kadın, şiddet mağduru.

Mert Can henüz hayatının çok başında, minicik bir çocuk. Oyunlar oynaması, hayaller kurması ve koşulsuz sevgi görmesi gereken yaşta bir melek, şiddet mağduru.

Kadına şiddet, çocuğa şiddet, hayvana şiddet. Aslında bakarsanız hepsi aynı yere açılıyor. Kendini bir diğerinden üstün görmek ve ona istediği her şeyi yapabileceğini düşünmek. Onun hakkını gasp etmeye kendinde hak görmek.

Kadına şiddet açısından bakarsak, erkek egemen kültürün bir sonucu olarak, kadın ikinci sınıf bir konumda görülmüş, gerek dini gerek yasal olarak hep ikinci sınıfa atılmıştır. Günümüzde yasalar nezdinde kadın ve erkek eşitse de, toplumun kültürel normları hala kadını ikinci sınıf görmekte ve kadına şiddeti normalleştirmeye çalışmaktadır. Ceren Damar olayında da görüldüğü üzere, cinayeti işleyen öğrenci Ceren Damarı silahla vurmuş, bıçaklamış ve dövmüştür. Eğer hocası erkek olsaydı, yine aynı şeyleri yapabilecek miydi?

Çocuğa şiddet açısından bakarsak durum daha da vahim çünkü toplumumuzda en çok normalleştirilen şiddet türü. Çocuk üzerinde hak sahibi olduğu düşünülen anne-babaların bir çoğu hala disiplin yöntemi olarak şiddete başvuruyor ve işin kötüsü çoğu kimse ses çıkarmıyor çünkü kendileri de çocukken şiddete maruz kalmış ve daha da kötüsü bunun gerekli olduğunu düşünüyorlar.

Hayvana şiddet ve hayvan sömürüsü de bu çemberin içinde ve maalesef toplumumuzda en fazla normalleştirilen durum çünkü cezası da yok. Konu eğer kedi, köpek gibi sahiplenilen hayvanlar ise yasalar devrede ama yaptırımı yok çünkü suç değil, kabahat kapsamında. Peki ya her gün sömürülen, öldürülen diğer hayvanlar? İnekler, koyunlar, kuzular, tavuklar, balıklar ve niceleri?

Günümüzde hala erkeği kadından üstün, anne-babayı çocuktan üstün ve insanı hayvandan üstün görmenin sonuçlarını yaşıyoruz ve eğer düşünce yapısını değiştirmezsek daha da fazla yaşamaya mahkumuz.

Kadınlar, çocuklar ve hayvanlar birer bireydir. Hiçbir şekilde sömürülemez, şiddet uygulanamaz ve öldürülemez. Birini diğerinden ayırmak mantıken imkansızdır ve herkes er ya da geç bu gerçeğin farkına varacaktır.

Biz o zamana kadar bunu ısrarla söylemeye devam edeceğiz.

Görseller unsplash.com‘dan alınmıştır.

Beğendiniz mi?

4 0

3 Yorumlar

  1. Aynen böyle, ayrıca şiddet bir bütün. Ben de şurada birşeyler anlatmaya çalışmıştım daha önce https://youtu.be/ABPTuB6gVdM

    Cevaplayın
    • Sizin de ağzınıza sağlık, çok güzel açıklamışsınız videonuzda. Umarım herkes er ya da geç bu bilinç seviyesine ulaşacak..

      Cevaplayın
      • Çok teşekkür ederim 😍 Olacaklaaar! ☺️☺️

        Cevaplayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacakGerekli alanlar işaretlendi *

Bu HTML etiketlerini ve niteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Kayıp Şifre

Kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.

Araç çubuğuna atla